Reklamcılıkta Glokalizasyon

Kelime olarak ilk 1980’li yıllarda Japonya’da ortaya çıkan “globalizasyon” ve “lokalizasyon” sözcüklerinin birleşimi ile meydana gelen glokalizasyon terim anlamı uluslararası şirketlerin, küresel bir markanın diğer ülkelerin pazarlarına girdikten sonra kalıcı olabilmeleri için, global reklamlar dışında o ülkenin kültürüne ait olan kavramları kullanarak lokal reklamların, pazarlama stratejilerinin ve o ülkeye ait yerel ürünlerin yapılması demektir. Diğer bir ifade ile de küresel yerelleşme olarak adlandırılmaktadır. Birçok global markanın yemekler yanında içecek olarak ayran seçeneği sunması glokalizasyona en güzel örnektir. Kısacası glokalizasyon dünyanın içerişinde bulunduğu imkanları göz önünde bulundurarak yerel bazdaki başarıyı sağmayı amaçlamaktadır.

Global Düşünüp Yerel İş Yapmak

Küresel bir marka bir ürününü global olarak pazarlamak istiyorsa, pazarlamak istediği ülkenin, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, etkenlerine, milli ve dini değerlerine göre hareket etmeli ve ürünün reklamını o ülkenin kültür kodlarına göre şekillendirmelidir. Örnek verecek olursak Coca- Cola Türkiye pazarında reklamlarını ülkemiz kültürlerine göre yapmaktadır. Örneğin ramazan ayında Coca-Cola reklamlarında ramazan ayı vurgusu yapılmaktadır. Başka bir örnek verecek olursak McDonalds Türkiye’ye özel mangal burger ürününü Türkiye pazarına çıkartarak yerel olarak reklam yapmaktadır. Yani küresel markalar Global düşünüp yerel iş yapmaktadır. Bunun dışında, dilsel öğelerden (söz ve yazıdan) çok müzik ve görüntüye dayanan kampanyalarda yapılarak global başarı elde edilmektedir.Reklamcılıkta Glokalizasyon

Türkçe’de kulağa hoş gelen, kafiyeli veya kelime oyunları kullanılan bir reklam metnini doğrudan başka bir dile çevirmeyi düşünürsek eğer, bizim reklam metnimizin hoşluğundan bir eser kalmayacağı gibi, bazı durumlarda mesajımız anlaşılmaz bir hale de gelebilir. Ama müzik ve görüntüyle bir mesajı farklı kültürle dolaysız bir şekilde de aktarabiliriz. Farklı yerel pazarlara girdiğinde anlamını kaybetmeyecek bir teması ve sunumu düşündüğümüzde, tutarlı bir global mesaj vermeyi de başarmış olabiliriz.

Glokalizasyon konusunda madalyonun diğer yüzüne bakarsak eğer; yerel reklamlar yaparken de global düşünmemiz gerektiğini görürüz aslında. Artık internet sayesinde her tür haber ve fikir o kadar hızlı yayılmakta ki; yaşadığımız ülke için bir şey yaparken bile başka ülkelerin de konumlarını hesaba katmamız gerekiyor. Örneğin 2008’de Fiat, İtalya’da yayınladığı reklamında Richard Gere’i kullanmış ve uluslararası platformda yüksek sesle Tibet’in bağımsızlığını savunan bir aktivist olduğu için, Fiat reklamı Çin’de hiç yayınlanmasına karşın Çinlileri sinirlendirmiş ve Çin gibi önemli bir pazarda Fiat’ın müşteri kaybetmesine de sebebiyet vermişti.